Çin Ekonomisi Üç Yılın En Düşük Büyüme Hızında
Çin ekonomisi, 2025’in son çeyreğinde %4.5 büyüyerek son üç yılın en düşük seviyesine geriledi. İç tüketim sorunları büyümeyi etkiliyor.

Çin Ekonomisi Üç Yılın En Düşük Büyüme Hızında
Çin, 2025 yılının son çeyreğinde %4.5 büyüme kaydederek son üç yılın en düşük büyüme hızına ulaştı. Bu durum, ülkenin Batı pazarlarına olan bağımlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Donald Trump döneminde yaşanan ticaret savaşları, Çin’in ekonomik yapısında önemli değişikliklere yol açtı.
Dış Ticaretin Rolü
Çin, 2025 yılında neredeyse 1.2 trilyon dolarlık bir ticaret fazlası elde etti. Bu, ülkenin diğer ülkelere sattığı ürünlerin, aldığı ürünlerden daha fazla olduğunu gösteriyor. Ancak, ABD’ye yapılan ihracat %20 oranında azalmış durumda. Buna rağmen, Çin, Afrika, Güneydoğu Asya, Avrupa ve Latin Amerika gibi diğer pazarlara yaptığı ihracatı artırarak bu açığı kapatmayı başardı.
İç Tüketimdeki Sorunlar
Buna karşın, iç tüketim beklenenden düşük kalmaya devam ediyor. Tüketiciler, mağazalarda daha az harcama yaparken, birçok işletme yeni fabrikalar veya konutlar inşa etme konusunda isteksiz. Bu durum, fiyatların sabit kalmasına veya düşmesine neden olarak deflasyona yol açıyor. İnsanlar, fiyatların daha da düşeceğini düşündüklerinde harcamalarını erteleyebiliyorlar, bu da ekonomik büyümeyi yavaşlatıyor.
Yatırımlar ve Ekonomik Dengesizlik
Yatırımlar da zayıf bir seyir izliyor. Sabit varlık yatırımlarının 2025 yılında ya düştüğü ya da çok az büyüdüğü tahmin ediliyor. Bu zayıf eğilimler, ekonominin dengesiz olduğunu gösteriyor; ihracat güçlü, ancak iç tüketim ve yatırımlar yavaş seyrediyor.
Gelecek İçin Zorluklar
Uzmanlar, bu durumu göz önünde bulundurarak, Çin’in ekonomik büyüme stratejisini gözden geçirmesi gerektiğini belirtiyor. Pekin yönetimi, bireylerin daha fazla mal ve hizmet tüketmesini sağlamak ve ihracata olan bağımlılığı azaltmak istiyor. Bunun yanı sıra, şirket istihdamını artırmak ve bireylere daha fazla harcama özgürlüğü tanımak için çeşitli önlemler üzerinde çalışıyorlar.
Bir öneri, faiz oranlarını düşürerek işletmelerin ve ailelerin bankalardan daha kolay borç almasını sağlamak. Bu, bireylerin konut satın almasını, iş kurmasını ve daha fazla harcama yapmasını teşvik edebilir. Çin Merkez Bankası, teknoloji ve tarım gibi temel sektörleri desteklemek için bazı faiz oranlarını düşürmeye başladı.
Sonuç ve Riskler
Ancak, gelecekte hala zorluklar mevcut. 2026 yılında büyümenin %4.5 civarında yavaşlayacağı öngörülüyor. Eğer ihracat yavaşlarsa, Çin’in hükümet harcamaları gibi diğer politikaları devreye alması gerekecek. Zayıf iç tüketim ve devam eden deflasyon, Çin’in ekonomisini düzeltmek ve yukarı doğru bir ivme kazanmak için önemli çabalar sarf etmesi gerektiğini gösteriyor. Aksi takdirde, Çinli aileler ve çalışanlar, daha az yeni iş ve yavaşlayan gelir artışı beklemek zorunda kalabilir.
Sonuç olarak, güçlü ihracatlar, ekonomiyi ayakta tutmanın anahtarı olmaya devam edecek. Ancak iç tüketimdeki zayıflık, ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebilir.